9 Ocak 2016 Cumartesi

New York’tan bildiriyorum!


Bir dizi röportaj ve haber çalışması için bir süredir New York’tayım.
Nasıl soğuk anlatamam ! İlk gün beş saat yürüyünce eve döndüğümde yüzümü hissetmiyordum.
Amerika’nın en sıcak başlığı Obama’nın gözyaşları içinde açıkladığı Anti Silah Yasası.
Bireysel Silahlanma Amerikan Anayasası’nın 2. maddesine göre bir hak. Fakat geldiği nokta korkunç !
Her yıl ortalama 33 bin kişi bu ülkede silahlı saldırılarda hayatını kaybediyor. Yani Türkiye’de PKK’ya verilen şehit sayısından fazla.
1 Ocak – 15 Ekim 2015 arasında 295 silahlı saldırı olmuş Amerika’da. Bu, hergüne bir saldırı demek !
Sadece silahlanma değil akıl hastalıkları da ülkenin başına bela. Dünyanın dört tarafından “fırsatlar ülkesi” Amerika’ya gelen ve bir türlü tutunamayan Amerikalıların ruh sağlığı karnesi içler açısı ! Bir yandan ekonomi, bir yandan uyum sorunları.
Obama, son görev yılında Başkanlık Seçimleri’ne damga vuracak bu yeni adımıyla bir iz bırakmak istiyor.
“Yes We Can – Yapabiliriz” diyerek gelip, ABD’nin ilk siyahi Başkanı olan Obama büyük hayal kırıklıkları yarattı. Amerikan Ordusunu Ortadoğu’dan çekemedi, İsrail meselesinde ilerleyemedi, ekonomiyi de çok toparlayamadı.
Hiç değilse bu Silah Yasası ile Amerikan siyasi tarihine bir ufuk açmak istiyor.
Obama kararlı; “Silah Lobisi Kongre’yi rehin almış olabilir ancak Amerika’yı rehin alamayacaklar.” diyor.
Bazen, bir vicdanlı adam her şeye ve herkese rağmen büyük fark yaratabiliyor ! Bizde de Kadın Cinayetleri konusunda bir yetkili bir adım atar mı dersiniz ?


Bugün 10 Ocak Çalışan gazeteciler Günü

Bilmiyorsunuzdur, hatırlatalım; bu kutlama günü 1961 Anayasası’na gazeteciler lehine bazı hükümlerin girmesiyle başladı.
İlk yıllarda da adı 10 Ocak Gazeteciler Bayramı idi.
12 Mart 1971 Darbesi’nden sonra gazetecilerin haklarının geri alınması üzerine Çalışan Gazeteciler Günü olarak değiştirildi ! Gelelim bugüne.
Bugün, gazeteciler adına kutlayacak bir şey yok.
Türkiye hâlâ dünyada en çok gazetecinin hapiste olduğu ülkeler sıralamasında ilk 3 içinde…

Can Dündar ve Erdem Gül herkesin bildiğini haber yaptıkları için hâlâ tutuklu olarak Silivri Cezaevi’nde. Türkiye’de medya hâlâ tamamen iktidar tarafından şekilleniyor, gerçeği bulmak giderek imkansızlaştı.
Ve bizim sektörde işsizlik hiç bu kadar tavan yapmamıştı. Gazetecilik askeri rejimler dahil hiçbir dönemde bu derece ayaklar altında olmamıştı !
Böyle bir rezillik içinde Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyoruz.
Kutlayacak bir şey yok. Kalmadı.

Hıfzı Topuz Basın Özgürlüğü’nü anlatıyor

Türkiye’nin en kıdemli basın duayeni olan Hıfzı Topuz’la yaptığımız sohbet büyük ilgi uyandırdı.
Türkiye basın tarihini kitaplaştıran, hatta bizzat o tarihte imzası bulunan bir isim Topuz.
UNESCO’da Özgür Haber Dolaşımı Şefi olarak çalışmış, Ankara İletişim Fakültesi’nin kurucuları arasında yer almış, sayısız basın özgürlüğü projesi yönetmiş biri.
Bakın Cumhuriyet’in ilk yıllarında devrime karşı olan gazeteler ile Mustafa Kemal arasında yaşanan durumu nasıl anlatıyor :
“Atatürk zamanında 1924’te muhalif gazeteler var. Bu gazeteler Milli Mücadele’yi desteklemiyorlardı, devrimlere karşıydılar. Atatürk bunları İstiklal Mahkemesi’ne verdi, mahkum oldular.
Fakat bir süre sonra Atatürk hepsini affettti ! İki ay bile sürmedi. Ve İzmit’e çağırdı hepsini, bütün sorularına tek tek cevap verdi, konuştu. E buyurun yani !”


Enerjinin İktidarı

Nihayet çıktı !
Dünya Enerji Konseyi Üyesi Necdet Pamir’in dünyadaki enerji kaynakları ve enerji savaşları üzerine yazdığı kitabı Hayy Kitap’tan çıktı.
Kitapta ABD, AB ve Rusya’nın enerji politikalarının temelleri açıklanıyor. Ortadoğu’da, Venezuela’da bitmeyen enerji kavgaları da var… Putin’le yaşadığımız son kriz de.
Ayrıca Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını her kaynak açısından tek tek anlatan grafikler, bilgiler.
Necdet Pamir kitabı ilk olarak SÖZCÜ’ye verdiği röportajında anlatmıştı.
Bugünün dünyasını ve dış poltikasını anlamak için değerli bir kaynak olan kitabı da edinmekte fayda var !


Bilimin pornosu olur mu ? Var !

Twitter’da SciencePorn…
Uzunca bir zamandır
AkTroller’in korkunç halleri yüzünden Twitter’ı bıraktım.
Sadece izliyorum.
Orada da bir temizlik yaptım. Sabahtan akşama bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olup ahkam kesenleri listemden çıkardım.
Yabancı hesaplar çok daha
ilginç, üstelik sürekli yeni bir şey öğreniyor insan.
Bu aralar en sevdiklerimden biri : SciencePorn.
1 miyon 833 bin takipçisi olan hesapta bilime dair harika fotoğraflar, bilgiler ve ama en çok da şakalar paylaşılıyor ! Hem çok eğleniyorum hem de acaip bilgiler buluyorum.
Bakın bu fotoğraf NASA’dan, Mars Misyonu için tasarlanan son kıyafetlermiş.

Kaynak Sözcü




New York’tan bildiriyorum! http://habervizyonu.com/2016/01/10/new-yorktan-bildiriyorum/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme